AnasayfaHastalıklarPeritonitis Hastalığı Nedir ? Semptom ve Sağaltım Protokolleri
Peritonitis Hastalığı Nedir ? Semptom ve Sağaltım Protokolleri
Peritonitis, karın boşluğundaki organları ve karın duvarının iç yüzünü örten seröz zarın (periton) yangısıdır. Büyükbaş hayvanlarda (özellikle sığırlarda) sıkça karşılaşılırken, küçükbaşlarda daha ender görülür. Klinik seyri ve prognozu ve tedavisi açısından hekimler için zorlu bir hastalıktır.
Peritonitis, karın boşluğundaki organları ve karın duvarının iç yüzünü örten seröz zarın (periton) yangısıdır. Büyükbaş hayvanlarda (özellikle sığırlarda) sıkça karşılaşılırken, küçükbaşlarda daha ender görülür. Klinik seyri ve prognozu ve tedavisi açısından hekimler için zorlu bir hastalıktır.
Sığırlar: En yaygın neden Retikuloperitonitis Travmatika (RPT) yani yabancı cisim sendromudur. Ayrıca abomasum, duodenum ve ileum ülserlerinin perforasyonu.
Atlar:Gasterophilus, Habronema larvalarının neden olduğu gastrik ülser perforasyonları.
Genel: Mide ve bağırsaklarda oluşan dilatasyon, torsiyon ve obstrüksiyonlar sonucu oluşan rupturlar.
Genital Kanal Kaynaklı: Güç doğumlarda uterusun spontan yırtılması, genç düvelerin iri boğalarla çiftleştirilmesi sonucu vajina yırtıkları, pyometra olgularında uterus perforasyonu.
İatrojenik Nedenler: İdrar kesesi sondalaması sırasında üretra veya kesenin yırtılması, rektal palpasyon hataları, asepsi-antisepsi kurallarına uyulmadan yapılan intraperitoneal enjeksiyonlar, trokar uygulamaları.
Hastalık genellikle lokal olarak başlar. Peritonun yangılandığı noktada hızla fibrinleşme şekillenir. Fibrin, yangılı bölgeyi çevreleyerek seröz zarın karın duvarı veya diğer organlarla yapışmasını sağlar. Bu savunma mekanizması, enfeksiyonu sınırlandırarak lokal peritonitis oluşturur.
Ancak; travmanın şiddeti, etkenin virülansı veya hayvanın direncinin düşüklüğü durumunda bu bariyer aşılarak yangı tüm peritona yayılır. Bu tabloya peritonitis diffusa (yaygın peritonitis) adı verilir ve genellikle toksemi/septisemi sonucu kısa sürede ölümle sonuçlanır.
Peritonitisin Klinik Semptomları
Klinik tablo hayvan türüne ve hastalığın akut/kronik oluşuna göre değişiklik gösterir.
1. Atlarda Semptomlar
Akut vakalarda sancı (kolik, aniden başlayan ağrı) belirtileri ön plandadır.
Postür: Hayvan belini kamburlaştırır, hareket etmekten kaçınır. Yatarsa çok dikkatli yatar, genellikle ayakta kalmayı tercih eder.
Genel Muayene: Karın çekik, karın kasları “tahta gibi” serttir. Solunum kostal tiptedir. Taşikardi, mukozalarda hiperemi ve ateş (40-41°C) görülür.
Sindirim: Başlangıçta bağırsak sesleri artabilir ancak kısa sürede tamamen durur (paralitik ileus). Defekasyon (dışkılama) ve idrar yapma ağrılı olduğu için seyrektir.
Rektal Muayene: Rektumda sert, kuru ve mukuslu dışkı yumakları bulunur. Periton yüzeyinde sürtünme veya sıvı artışı hissedilebilir.
Hematoloji: Akut septik olayların başlangıcında lökositler periton boşluğuna hücum ettiğinden kanda lökopeni (dejeneratif sola kayma) görülebilir. Kronikleşen veya kompanse edilen durumlarda ise belirgin lökositoz tablosu hakimdir. Hematokrit değer yükselir (dehidrasyon).
2. Sığırlarda Semptomlar
Sığırlarda klinik tablo daha sinsi seyretmektedir.
Genel Durum: İştahsızlık, süt veriminde ani düşüş, depresyon ve sürekli zayıflama.
Ağrı Bulguları: Sırtta kamburlaşma, yürürken inleme, özellikle yokuş aşağı inerken zorlanma. Karın duvarı gergin olabilir.
Vital Bulgular: Beden ısısı başlangıçta yüksek olabilir ancak terminal dönemde normalin altına düşer. Nabız zayıf ve sayısı artmıştır (100-120/dk).
Kronik Olgular: Rektal muayenede karın içi organlarda (rumen, uterus vb.) fibrinöz yapışmalar “kartopu sıkılmasına” benzer çıtırtılı sesler (krepitasyon) verebilir. Perküsyonda ağrı ve dorsalde timpanik ses alınır.
3. Kedi ve Köpeklerde Semptomlar
Akut Diffüz: Kusma en belirgin semptomdur. Karın gergin ve ağrılıdır.
FIP (Kediler): Islak formda karın hacmi belirgin şekilde büyür (asites, assit, ascites). İştahsızlık, inatçı ateş, anemi ve lenfopeni tipiktir.
Tanı Yöntemleri
Tanı, anamnez ve klinik bulguların laboratuvar verileriyle desteklenmesiyle konulur.
Abdominosentez (Punksiyon): Karın boşluğundan alınan sıvının analizi en değerli tanı yöntemidir.
Görünüm: Bulanık, kanlı veya fibrinli olabilir. Mide-bağırsak rupturlarında gıda partikülleri görülebilir.
Analiz: Lökosit sayısı >10.000/µL olması patolojiktir. Rivalta testi ile eksudat/transudat ayrımı yapılır (Peritonitiste sıvı eksudat karakterindedir, protein içeriği yüksektir).
Ultrasonografi (USG): Günümüzde tanıda altın standartlardan biridir. Serbest sıvı cepleri, fibrin bantları ve organ yapışmaları net olarak görüntülenebilir.
Hematoloji: Lökositoz ve sola kayma (çubuk nötrofil artışı) enfeksiyonu işaret eder.
peritonitis
Peritonitisin Sağaltımı
Diffüz ve septik peritonitislerde prognoz kötüdür (fausta), ancak lokal olaylarda ve erken müdahalede başarı şansı vardır.
1. Medikal Tedavi
Sıvı-Elektrolit Tedavisi: Şokla mücadele ve dehidrasyonu gidermek için agresif İ.V. sıvı sağaltımı (İzotonik NaCl, Ringer Laktat) şarttır.
Antibiyotik: Geniş spektrumlu ve anaerob etkinliği olan kombinasyonlar tercih edilmelidir.
Örnek Protokol: Penisilin/Sefalosporin grubu + Aminoglikozidler + Metronidazol (anaeroblar için).
Periton İçi Uygulamalar: Periton lavajı sonrası antibiyotik verilebilir.
Özel Formülasyon (Rivanol Uygulaması): Saha şartlarında kullanılan bir yöntemdir.
Hazırlanışı: Rivanol 600 mg + Sodyum bikarbonat 1.5 gr + 300 cc distile su.
Uygulama: Taze hazırlanarak yavaş İ.V. yolla 2 gün ara ile 3 kez uygulanabilir.
Adezyon Önleme: Operasyon sonrası yapışmaları engellemek için batın içine Heparin veya düşük doz kortikosteroid (Prednizolon asetat 100-300 mg) uygulanabilir (Enfeksiyon riski göz önünde bulundurulmalıdır).
2. Operatif Tedavi
Perforasyon (delinme) varsa, bölge (mide, bağırsak, uterus) cerrahi olarak onarılmalı, batın içi izotonik sıvılarla (gerekirse antiseptik ilavesiyle) yıkanarak drene edilmelidir.
3. Kedi ve Köpeklerde Destekleyici Tedavi
Geniş spektrumlu antibiyotiklerin yanı sıra, septik şok tablosunda kalp debisini desteklemek gerekebilir. Gerekli durumlarda (kalp yetmezliği/aritmi varlığında) kardiyak glikozidler (Digoksin vb.) veya pozitif inotroplar hekim kontrolünde kullanılabilir.
“Hastalığın prognozunu belirleyen en önemli faktör erken teşhistir. Özellikle sığırlarda klinik tablo, travmatik retikuloperitonitis (RPT) ile sıklıkla karışabildiğinden; ağrı testlerinin yanı sıra abdominal ultrasonografi uygulaması hata payını en aza indirecektir. Dikkat: Bu hastalığa bağlı ölümlerin çoğu septik şok kaynaklı olmakla birlikte tedavide antibiyotik seçimi kadar, hasta hayvanın hemodinamiğini (kanın atardamardan ve toplardamar içerisinde nasıl aktığını ve kan akışınızı etkileyen kuvvet) ayakta tutacak agresif sıvı sağaltımı da hayati önem taşır.”
Sonuç : Peritonitis, karın boşluğu organlarında meydana gelen hasarların veya enfeksiyonların ciddi bir komplikasyonu olarak karşımıza çıkar. Hastalığın gidişatı, yangının lokal sınırlarda kalıp kalmadığına ve müdahale süresine doğrudan bağlıdır. Erken teşhis ve doğru sağaltım ile lokal vakalarda başarı sağlanabilirken, teşhiste geç kalınması tablonun diffüz peritonitise dönmesine ve çoğunlukla hayvan kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle klinik anamnez tedavinin temel taşını oluşturur.
Evinize neşe katacak evcil dostunuzu seçmeye hazır mısınız? Kedi, köpek, kuş, kaplumbağa ve daha fazlası için bakım zorlukları, ortalama ömürleri ve ilgi ihtiyaçları Evde Bakılabilecek Hayvanlar rehberimde.
Tüberküloz ve paratüberküloz, başta insanlar olmak üzere tüm evcil hayvanlarda görülen; çeşitli organ ve dokularda kazeöz (peynirleşmiş) ve kalsifiye (kireçlenmiş) tüberküller (düğümcükler) oluşturan, kronik seyirli, bulaşıcı ve zoonoz (hayvanlardan insanlara geçen) bakteriyel bir hastalıktır.
Hayvanlarda kuduz belirtileri sığır, koyun, köpek ve kedilerde kuduz belirtileri nelerdir? Bulaşma yolları, teşhis yöntemleri ve yasal prosedürler hakkında detaylı bilgi için tıklayın.
Sığırlarda sık görülen Abomasum Deplasmanı (mide dönmesi) hakkında detaylı rehber. Sola ve sağa deplasman belirtileri, tanı yöntemleri ve operatif tedavi seçenekleri hekim.vet'te.
Değerli okurlar son zamanlarda artan zehirlenme haberlerinin ardından sizlere fosfin gazı ile alakalı bir takım araştırmalarım sonucunda makale hazırlamış bulunmaktayım. Fosfin gazı ($\text{PH}_3$), tarımsal ilaçlamada ve endüstride sıkça kullanılan, ancak son derece toksik ve ölümcül potansiyeli olan bir kimyasal bileşiktir. "Sessiz katil" olarak da anılabilen bu gaz, doğru önlemler alınmadığında...
Çiftlik hayvanlarında ilaç kullanımı tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çok önemlidir. Doğru ilaç kullanımıyla hastalıkların önüne geçilir ve verimliliğin artması sağlanır. Çiftlik hayvanlarında ilaç kullanımı sadece ilaç vermekle sınırlı değildir. Veteriner hekim gözetiminde kontrollü bir şekilde yapılan ilaç uygulamasında dikkatli olunmalıdır.